12 Nisan 2010 Pazartesi

yazdım rahatladım


** efe 3 gündür atakuleden at beni in aşaa tut beni diye tahammül sınırlarımı zorlayan bi şarkı söylüyo. o kadar içime işledi ki şarkı, tüm gün biri içimde avaz avaz söyledi durdu. arkadasımın bırıne anlattım, o da evir çevir kıvır çevir salla,salla salla salla sallaa tittreeet diye güzide bi ankara şarkısı söyledi. şimdi biri susuyo içimde biri başlıyo, kabus:)

** sabah gülsuyuyla yüzümü silicektim. ağzımla açıyım o tıpasını dedim, fooşş diye doldu ağzıma,güllaç yemiş gibi oldum sabah sabah:) asetonu da bu şekilde açıyorum, demek ki neymiş açılmamalıymış. ağzıma o dolan aseton olabilirdi ve ben kör olablirdim. (aseton içince kör falan olunmuyo tamamen şimdi uydurduğum bişi.)

** efe çok dedikoducu bi adam olmaya başladı. adamın huyu değişti resmen. geçenlerde ilkokul arkadaşını yolda gördük, kızla bayaa bi konuştu ohh iyi geldi seni görmek falan dedi hatta.kızla vedalaştık,gitti.başladı bizimki,ilkokulda altına yaptığımdan girdi şu an ki koca poposundan çıktı. efenin hep böyle kalmasından korkuyorum, geçer mi?

** her yıl aynı şey oluyo, ben kilo kilo çilek yiyorum alerjim olmasına rağmen. sonra o yediğim çilekler vücudumda çıkıyo resmen, olsun ben onları da seviyorum.

** yaz geliyo hani bikini giyicez ya, ben bol miktarda su içiyim dedim. selülitlerim olmasın diye. (hiç yok ya :p) onu da yüzüme gözüme bulaştırdım, su kustum resmen litre litre:)hiç öyle iğrenç demeyin kusmuğum çilek kokuyodu:) BÖÖĞĞRRKK
** şimdi ben biraz hastalık hastasıyım ya hani, benim bu aralar yüzüm uyuşuyo bi de başım ağrıyo. efeye söylemeye korkuyorum,inanmıyo artık,gidiyoruz sağlamsın diyo doktor, sonra bi ton bıdı bıdı. ama bugun gazetede okudum cocugun bırının de yuzu uyusuyomus, başı ağrıyomus kafasında mandalina kadar tümör varmış. bende yoktur dimi? korkuyorum, ya geç kalındıysa, ölürsem?
** teyzem dün telefonda şunu anlattı, çocugun birininı derste hocası kaldırmıs adın ne demıs,fatıh demıs cocuk,o zaman sen fatıhayı oku demıs. sonra bırını daha kaldırmıs cocuk demıs kı adım yasin ama kısaca bana kevser derler. ben buna abartısız 1 saat güldüm. 6.sınıfa giden kuzenim anlatmış teyzeme o da bana anlattı ama hiç gülmedi. gülmediğin şeyi niye anlatıyosun ki kadıınn:) Efeye anlattım, 5 dakika sustu adam, inanamadı buna güldüğüme:) şimdi yazarken bende inanamadım buna güldüğüme:)
****daha çok şey yazasım var da ütü yapıcam, aman yaa ne zor iş kadınlık. öperim giderim.

8 Nisan 2010 Perşembe

voodoo


bu kadar atraksiyondan sonra size neler olduğunu anlatmak farz oldu. uzun süredir yazıyım diyorum ama öyle vıcık vıcık haldeyiz ki efeyle, tuvalete gidince bile özlüyoruz falan:) delimiyiz ne? :) biz hep böyle göt göte yaşayan bi çift olduk zaten ama bu sefer boku çıktı. efeye,başvuralım bizi yapıştırsınlar siyam ikizi olalım dedim, o zaman sevişemeyiz salak dedi. haklı, arada duruyo beynim, çatlarım ayol, adam dibimde sevişemiyorum:)

efeye sen yaz olanları dedim, ayy çok üşeniyorum gel bi öpiyim dedi. öpmeye üşenmiyo tabi. adam güzel şeyleri paylaşma özürlü, kavga ederiz yazar, ayrılırız yazar. hemen yazmış oraya bok varmış gibi, ayrıldık diye. cümle kurma özürlü, kolay tabi ayrıldık bitti demek. artık 1 yıl götürür bu onu :) bak yine gözüme domuz gibi görünmeye başlıcak susiyım en iyisi ben:) domuz dedim de, biz ayrılmadan önce efe benim gözüme domuz gibi görünmeye başlamıştı. nefret ediyodum resmen ya, yüzyüze gelicez de o meymenetsiz sıfatını görücem diye ödüm kopuyodu. ayrıldıktan sonra bi arkadaşıma durum bu bu dedim. ayy siz ayrılın diye domuz büyüsü yapmış olmasınlaaarr ipeeek dedi. bu arkadaşım da böyle acayip heyecanlı iki saniye yerinde duramayan bi hatundur. biz kalktık aranıyoruz nereye sürdüler acaba domuz yağını diye:) herşeyi döktük, bütün dolapları boşalttık domuz yağı arıyoruz, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz ve biz üniversite okuyoruz:) ev savaş alanına döndü bişi bulamadık diye üzülürken burcu atladı, buldum işte burda, yapmışlar hainler kotuna sürmüşler dedi. bende çok heyecanlandım hatta inandım bi 2-3 dakika ama sonra hatırladım, mum damlatmıştım ben o kota:) Ne sersemlik allaahımmmm:) bulamadık diye bayaa üzüldük, ben umudumu o domuz yağına bağlamıştım, bulunca efe domuz olmaktan çıkıcak biz eski mutlu mesut günlerimize dönicektik.

kahve yaptım, içiyoduk.mevzu yine biz tabii... burcu dedim böyle içli içli, hayatta en sevdiğin şey nedir deselerdi, efenin benim sırtım ona dönükken, bana sımsıkı sarılması böyle sıcacık sıcacık derdim ama dedim ya yüzünü görmiyim diye arkamı dönüp uyuyodum, yatakta ilk defa üşüdüm çünkü efede delirip sırtını dönünce yorgan bi o tarafa bi bu tarafa gidiyodu, aramıza uçurumlar giriyodu,soğuk rüzgarlar esiyodu üşüyodum dedim.(cümlem çok uzun ve bi o kadar da mantıksız ama anladınız dimi derdimi:) amann demez olsaydım, ayy ipeekkkk domuz değil bu kesin kaşık büyüsü dedi. aman kalkamam burcu git bak kaşıkların yerini biliyosun dedim. bi de fırça yedim,ne safsın ipek ya kaşığın evde ne işi var o toprakta dedi. ben nasıl tırstım, ne toprağı ya diyorum, cin fikirler geçiyo aklından belli, cevap bile vermiyo bana:) Kaşıkları sırt sırta gelicek şekilde birbirlerine bağlayıp toprağa gömüyolar, o zaman böyle sizin belirtiler oluyo işte dedi. bana bi daral geldi, bi sıkıldım. kim uğraşsın bizle burcu ya derken, sen çok zayıfladın ipeEEk kürdan büyüsü bıdı bıdı derken sevgili aradı da gitti.

benim de kafamı kurcaladı aslında, burcuya da soramadım sonra,tükürdüğümü yalamıyım dedim ama internette hoca bile araştırdım. ayy bunu anlattığıma inanamıyorum. şarap çarptı, salaklaştım, döküldüm iyice. bi de sevgilim uyumak için beni bekliyo, devamını yarın anlatırım bi ara.
möçk
ipek

27 Mart 2010 Cumartesi

10 Mart 2010 Çarşamba

LOVE SCENES

Sığamıyorum ben hiçbir yere. kimleri dolaştım, nerelere gittim, geçmiyor...Love scenes dinliyorum avaz avaz. nedendir bilinmez o günden beri sadece bu şarkı. gözümün önünde de hep aynı sahne.

Öpüşürken heyecanlanmadığımı ,onu öpmek istemediğimi farkediyor , elleri kalbimi arıyor istemsiz. kulağıma beni ne kadar sevdiğini soyluyor,eskiden olsa opusurken bi de bunları duyuyorken kalbimin atışı dışardan duyulurdu. onu bildiğinden bu merakı. bakıyor,atmıyor diyor.kalbimin sesi artık duyulmuyor, susuyor... ve kahretsin ki gözümün önünden bu sahne hiç gitmiyor...


ipek

26 Şubat 2010 Cuma

11 Şubat 2010 Perşembe

balgamlı amca, tombul teyze, şirret karı

yolculuğum kabus gibiydi. ben böyle bişi görmedim, duymadım arkadaş. kış olmasa inicektim walla yolda, yolculuğuma yürüyerek devam edicektim, arkamdaki yaşlı amcayı ve yanımdaki tombul teyzeyi protesto ederdim hem bu sayede. teyze tombul, cam kenarına sinek gibi yapıştırdı beni. naapsın yemiş yemiş böyle olmuş, kısmet herşey dedim, üzüldüm bi de. ama bi yerden sonra kadın pis şişkoya dönüşüverdi içimde. hem çok konuşuyo, hem çok meraklı hem de sürekli bişiler yiyodu. üstelik sadece yese iyi, bana da ikram edip almayınca da ölümü gör al kız diyodu.




yaşlı amcayı daha da felaketti, sanırım amca üşütmüş ciğerlerini, bi öksürüyo diyosun ki allahım düşücek şimdi ciğerleri önüne. bi de kesin balgam var böyle, hırıltılı öksürük yani. ben ne fantaziler kuruyorum yanımdaki şişko konuşurken. diyorum ki şu amca öksürüyomuş ğııırrrpp derken balgamı benim saçıma yapışıyomuş yeşil yeşil. sonra benim saçlarım çok ya hani, beni görmüyomuşum, efe saçlarımla oynarken bi bakıyomuş yeşil, sümüğümsü balgam.( kusucam ^^ ) bunları düşünüp koltuğa yumuldum resmen, iki büklüm oldum, belimdeki kayan disk sayısı eminim 5' e falan çıktı.





indim otobüsten çok şükür diyerek, kampüsün önündeyim, hava buz, izmirden gelince insan bi garip oluyo, dişlerim, çenem benden bağımsız oynayıp duruyo zaten. taksi çağırdım geldi, ben taksiye doğru yürürken bi kadınla bi kız benden önce atladı bagaja doğru. ben kendimi fazla sıktım kesin otobüste, allah yarattı demedim ve panter gibi atladım üstlerine. zafer benim oldu tabii... kadın, aman kızım şirret karı boşver binsin dedi. hem karı dedi hem şirret :) ihhihhii ^^


Öper sizi şirret karı

3 Şubat 2010 Çarşamba

Kibariye'nin memleketinde aşk ♥ ♥ ♥



5 gündür izmirdeyim. annemin ve babamın yanında, efe de kendi ailesinin...parmaklarımla böyle gün sayınca daha yeni geldiğimi ama 5 günün bayaa uzun geldiğini farkettim. o kadar uzun geldi ki bugün hem çok çılgın hem de böyle çook romantik bişi yaptık.ilerde çocuklarımıza, yok yok torunlarımıza dicem ki bu büyükbabanız var yaaa, dünyanın en tatlı,en romantik,en lokum sevgilisiydi. onlarda anlat hadi büyükanne
dicekler, ben milyonuncu kez anlatıcam zevkle, onlar da bıkmadan tekrar tekrar dinlicekler ilk kez dinliyomuş gibi. gerçi şimdiki nesil duygusuz, yeni yetme sıçırtmalar aşktan meşkten anlamıyosa bi 30 yıl sonra sallarlar mı, aşk diye bişi kalır mı bilemicem. neyse mevzumuza dönelim.



efe'den ayrılırken bayaa ağladım zırladım,sanki 5 ay ayrı kalıcaz anasını satıyım. ilk 2 gün seni çok özlüyorum aşk böcüüm, sana sarılıp uyumak vardı ahh ahh, yatakta soğuk zaten, nerdeeesin modunda geçti. Sonra özlem derecemizin arttığındanmıdır bilinmez, çılgınlar gibi kavga ettik. neden telefonu 1 seferde duymuyosun, yemek yiyosan kapatabilirim bu kadar soğuk konuşmana katlanamıcam, yanında biri varsa sonra konuşalım, neden uyuyosun ya bu saatte tüm gün naaptın bakiim sen gibi tipik ayrı şehirlerde olan ve birbirini deli gibi merak ettiği için birbirine saran sevgili triplerine girdik. ( cümlemin uzunluğuna dikkat çekerim ^^ konuşurken de böyle oluyo, konunun özünden sapıp başka diyarlarda bulduğum çok oluyo kendimi, gerçi şimdi sapmamışım, konu yerli yerinde ama cümlem uzamaya devam ediyo:::)



Dün gece uyumadan önce yine depreştik, hatta ben ağladım bi güzel. efe'nin dayanamadığı tek şey, ölür ya 2 damla göz yaşımı görse. ben burnumu çekiyodum ki buluşalım yarın dedi. nasıl sinirlendim, dalga geçiyo diye. baktım adam ciddi, oluurr dedim. ama evdekilere söylemeyelim hem anlamazlar, bokunu çıkardığımızı düşünürler hem de atraksiyon olsun dedi. ayy ben nasıl fingirdiyorum, sanki lisedeyiz,ilk defa buluşucaz... kimse bilmicek ya fazla coşkulu. bi de hayvan ben e nerde sevişicez dedim. puahahaa. adam erkek haliyle sormuyo, utandım walla. sordum efeye laf kaynadı, sonra tekrar dedim e nerde sevişicez diye, efe delirdi işte orda. sevişmekten öte şeyler de var ipek dedi. haklı, çok haklı:))

Buluşmaya karar verdik sıra plan yapmaya geldi. 1500 saat düşündük nerde buluşsak diye. karar verdiğimiz yer hakkaten enfes, AKHİSAR :) ben o arada aa kibariye'nin memleketi dedim, sanıyorum insan fazla sevinçten zaman zaman saçmalayabiliyo. kibariye ne alaka, ondan bizene, çözemedim:))



efeyle 11 de buluşmaya karar verdik, 90 km izmir'e, balıkesir'e 86 :) 8' de uyandırırım ben seni dedi, kapattık. annemim yanına gittim ben yarın özgeyle buluşucam kahvaltı yapıcaz dedim. sonra da alsancakta takılırız, beni merak etmeyin. annem, bizi mi görmeye geldin arkadaşlarını mı anlamadım falan dedi. bende sallamadım, dinlemedim bile:)



Gece bende bi heyecan bi heyecan, kaç kez uyandırdım efeyi. telefonunu kapattı en sonunda:) bende bunu bekliyomuşum sanırım, uyudum hemen sonra. sabah efe aradı, uyandım, hazırlandım bi güzel, gittim otogara...nasıl güzel bi duygu anlatamam ^^Yol boyunca telefonla konuştum, hiç sevmediğim eski ev arkadaşımı bile aradım zaman geçsin diye. nitekim
geçti, indim otobüsten beni bekliyodu canım sevgilim. koştum atladım boynuna, hayvan gibi öpüştük kibariye'nin memleketinde olduğumuzu unutarak:)



küçücük bi pastane bulduk, bi ton pasta börek aldık, sıcak çayla yedik bi güzel. o kadar romatikti ki, sanki orası böyle 5 yıldızlı bi otelin lüks restoranı gibiydi. gerçi öyle olsa bu kadar romantik gelirmiydi, parayla saadet olur mu orası tartışılır.



pastaneden çıktık, sokaklarda boşboş dolaştık, zaten 2 tane caddesi var :) Efe 3 saniyede bi kibariyenin memleketi haa diye böğürerek güldü. sonra bi mağaza gördük, super şeyler satıyo. minicik elbiseler falan var, yolu düşen olursa akhisarın girişindeki köşe dükkan. zaten ondan başka mağaza yok adam gibi görürsünüz. sevgilim ordan bana supersonik bi elbise aldı, giyiyim mi dedim, kibariye'nin memleketinde olmaz şimdi, izmirde giy dedi. uyanık sevgilim bi de poşetten çıkar çantana at, şimdi gider annene bak diye gösterirsin, salaksın dedi. haklı.yapardım:)



Sonra ayrılık vakti geldi, sevgilim beni otobüse bindirdi, el salladı. ben ağladım... ama akhisardan izmir'e kadar salak bi tebessüm vardı yüzümde, normalde otobüste kimseyle konuşmayan ben yanımdaki teyzeye efeyi anlattım. aşk işte ...




ipek

sevdiceklerimiz