
Efeye kızgınım ! siz hep diyosunuz ya amann nazar değmesin size, amann göze gelmeyin... sanırım geldik o çıkasıca gözlere. anlatınca bi çoğunuza komik gelicek biliyorum ama çok kızdım. hatta evi terkettim, istanbul'a geldim bi başıma. yemin ediyorum yaptım bunu.
efe dümbüğüne şu bloğu açtığımızdan beri gıcık oluyorum ben aslında. adama sanki silah zoruyla yazdırıyorum. dürtmeden yazmıyo. aslında ota boka yorum yapmaya bayılan bi insan. twitterı var, friendfeedi var, facebooku var, sosyomatı var. var da var!!! işin özü adam fazlasıyla sosyal...twitterına bişi yazıyo, 238502 tane yorum, amann efe ne alemsinler, efe çok tatlısınlar, balımsınlar, yerimler, öperimler... kıskanmıyorum yanlış anlaşılmasın. ama sevgilimin enerjisini çalıyolar. ne hakları var ya?ben hadi hayatım bloğa yaz bak çok komik bugün olan, cart curt diyince de tamam ipek yeaaa, ne acelesi var yeaa, bi kafamı toplıyım yazıcam yea diyo! işte o zaman şeytan diyo ki bana, al o kafasını çarp duvardan duvara, bakalım bi daha toplanabiliyo mu? ulann sanki akademik makale yaz diyorum.
geçen telefonda dedim ki bak sevgilim yorum vardı bikaç tane, onayladım, acelem var diye cevap yazamadım, sen eve gidince yaz bişiler. Eve gittim efe gelmişti, sanırım bende biraz abartıyorum bu işi, ayakkabılarımı çıkarırken yorumları cevapladın mı dedim, cevaplıycakmıydım ki dedi. o an ayakkabılarımın topuklarıyla o gözlerini oyup eline vermeyi o kadar çok istedim ki... kafasına fırlattım ama havada yakaladı. adamın refleksleri gelişti sayemde.
geçtim yatak odasına lensimi çıkarıyorum, üstümü değiştiriyorum falan filan. damladı arkamdan, öpmeye çalışıyo binbir şebeklik yapıyo. yerimmm ben ayva göbeği demeseydi keşke. o an delirdim. bütün sorun 2 kilo almam dimi diye başladım. geçen gün yüzün hafif tombullaştı ama kolların bacakların gayet normal, azcık göbiş çıktı ama o da oturunca her insanda çıkıyo demişti. bu söylediklerini bi anda yüzüne kusmaya başladım. şaşırdı...haklıydı da. ben de şaşırdım, ufaktan kin beslemeye başladığımı farkettim ki bi ilişki de bundan tehlikelisi yoktur. bağırdım çağırdım. efe bişi yapmadı. dinledi...bi ara sarılmaya çalıştı, 10 kaplan gücüyle ittim. yediklerimi inkar etmiyorum maşallah:=)
kadınlar böyle malesef,konuyu nerden nereye bağlıcakları pek belli olmuyo...oturdum, düşündüm...biraz özlemek iyidir dedim. hazırladım sırt çantamı, çıktım gittim. yatağın üstüne de not bıraktım. filmlerde olmuyomuş demek ki bunlar. fonda sezen aksu'dan git çalsa film bile olabilirdik aslında ya neyse.
istanbuldayım şimdi. yediğimden, içtiğimden, gezdiğimden, konuştuğumdan,güldüğümden, ağladığımdan hiçbişi anlamıyorum. ağlayınca bile rahatlamıyorum. fotoğraf çektim bir sürü, tatsız tuzsuz, güzel değil...gayet iyi olduğumu düşünürdüm, değilmişim. rakı içtim sarhoş olmadım. benim nazın, şımarıklıklarım efeyeymiş. dışarısı soğuktu, ben incecik giyinmiştim üşüdüm bugün...efe olsa böyle de çıkılmaz ama ipek, uçarak gidip değiştiriyosun derdi. üşümezdim.
özledim...
ama ayaklarım gitmiyo bi türlü. sanırım bikaç gün daha burda olmam iyi gelicek ikimize de. olmadı ben bi sinan çetin'i ararım burdayken. film yapsın bizi:=) gerçi adam eminim reddeder bizim filmi çekmeyi, ne yani sorunumuz sevgilimin blogumuzla ilginmemesimi dicem. şapşal mıyım ne?
***domuzlukta son nokta. blogun şifresini değiştirdim. ehihihi