27 Temmuz 2010 Salı

tam da böyle olmalı, insan beyaz elbise giymek istiyor diye nişanlanmalı :)

insan teni bronz diye ve o tende beyaz mini elbise güzel durur diye 5 gün içinde bi ton insanı ayaklandırıp, milleti yazlığından ordan burdan getirtip nişanlanmak isteyebiliyomuş ben bunu gördüm :)




şimdi bizi biliyosunuz kuzucuklar bizde böyle bi uyuşuk haller, amann kaçmıyoruz ya takarız yüzüğü demeler,cool cool davranmalar... bi bok sanıyoduk kendimizi. iç sesim geçen gün dedi ki hoppp ipek kendine gel dostum ! bak etrafına millet evli barklı, herkes takmış kaFan kadar tektaşı, gözüne gözüne sokuyolar bi de ışıl ışıl. senin neyin eksik uleyynn??? Düşündüm taşındım tek eksiğim elbisem. kimseye bişi söylemedim, 345667433 derece sıcakta atladım gittim alsancağa. girip çıkmadığım mağaza, denemediğim elbise kalmadı. Bi tezgahtar kız bu biraz iddialı düğün de falan mı giyiceksiniz dedi, hayır nişanımda dedim. o an yandaki kabinde bi kızla annesi de bişiler deniyodu, o an o anne-kız ve tezgahtar kız bana beslemeymişim gibi baktılar. ne var ulan ne var ? ayy nasıl ezdiler beni,alışmışlar tabii damat,her boku bilen annesi,kızın üzgün ve süzgün annesi,kızın anne yarısı teyzesi, evde kalmış kuzeni,damadın çok bilmiş ablası işte 7 sülalesi gelsin 2 parça bişi almaya. ben yalnızım,deniyorum ve çok mutluyum ne bakıyosunuz ya dememek için zor tuttum kendimi ama sanırım bakışlarımdan anladılar :) Bakışlarımdan her boku anlatabilirm, acıktım,susadım,çişim geldi,yoruldum,sevişmek istiyorum bunlardan bazıları :) neyse işte aldım elbiseyi çıktım, gittim oturdum reyhan'a aradım efeyi, nişanlanalım mı haftasonu dedim, oluuuurr dedi. sanki migrosa gidelim mi diyorum, tepkiye bak, ayuu :)




Eve geldim ev ahalisi yemek yerken h.sonu nişanlanalım diyoruz dedim, elbisede aldım, efe de biliyo iyi olur diğğ mi dedim en sevimli halimle. ortam buzzz!!! bırrrr... babam bayılır zaten ipek kafasına göre iş yapmaya dedi, annem pess yani dedi, kardeşim hönkürerek güldü, bende mal mal sırayla herkesin yüzüne baktım, gözlerim doldu, sinirden güldüm, sevinçten ağladım. boka sardım ama kararımdan vazgeçmedim :) Ben bunu bilir bunu söylerim beyaz elbise bronz tene giyilmeli :) Ben niye normal bi insan değilim,neden böyleyim yahu ? bileni nişana davet edicem :)))



Çok işim var çok, ipek öper sizi gider hadi...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

çikolatalı muffinim, ballı sütüm, elmalı tartım, bi tanecik blogum O_O



SEVGİLİ BLOG
Biliyorum ben çok terbiyesiz, vefasız, insanlıktan nasibini almamış bi insanım. kışın sana içimi döktüm, her türlü kahrımı, nazımı, kaprisimi, şımarıklığımı çektin.Bu seni kullandığım anlamına gelmesin nolur iyiliğinin farkındayım, bu da iyi bişiy ama yazamadım işte uzun zamandır. aslında yazmadıysam ilgilenmedim sanma, hergün baktım neler olup bitiyo diye ama yazmak gelmedi içimden. sana da oluyodur arada. anlarsın dimi beni ? anlarsın anlarsın...^^ Hadi dertleşelim kadın kadına da barışalım, en iyi dostum sensin bebeğim :)
blogkalpipek :)

hemen başlıyorum neler oluyo bitiyo hayatımda/ hayatımızda...

* ben izmirdeyim, efe balıkesirde...izmir bok gibi cancaazım, bi sıcak bi sıcak sorma. bu insanlar yazın neyini sever anlayamadım bu yaz da. çok düşündüm her yaz yaptığım gibi, tek iyi bişi bulamadım.Çöl anasını satıım çöööl. sıcakların taaa a.q.

* izmire geleli gece 12' de uyur, 7:30' da uyanır oldum, içimdeki ebru şallı ortaya çıktı memlekete gelince. yediğine içtiğine dikkat etmeler, spor yapmalar gırla...hey yavrum heyy...ulan 2 kaşık nutella yiyorum diye bi ağlamadığım kalıyo, ceza veriyorum kendime 3.kata kadar 20 kez in çık. hala fit değilim o ayrı, bikini giyince ayvam yerinde maaşaaallh. ayakta sorun yok, bende oturmamaya gayret ediyorum, ya da direk yatıyorum malak gibi.

* ben kabak lifi kesesi almıştım ya hani blogcan, dostum o mucizeymiş yaa. yediklerim içtiklerim mi, o sürdüğüm bok kokulu yağlar mı, spor mu ne tesir etti bilemicem de şahaneyim walla. bikini giydikten sonra ayna karşısında geçirdiğim zamanı güneşlenmek için geçirseydim eda taşpınar gibi zombi olabilirdim.yok yok iyi yapmışım o ne be öyle, götümün ikoncanı.

*herkes DIY yapıyo ya hani, bende bu yaz boş durmiim, bişiler kesiyim biçiyim dedim. elimi neye attıysam bok ettim be blog. kayık yaka tshirt yapıım dedim memelerim çıktı ortaya resmen fazla kesmişim, saç bandı yaptım kafamın yarısında kaldı kurdela diktim uzasın diye dikememişim yolda önüme düştü, eskimiş bi kotom vardı kesip şort yapıım dedim, tanga oldu. anladım ki yetenek namına bişi yok bende. ben nasıl kadınım blog? benden anne olur mu sence ?

*bizim bahçeye bişiler dikmiş annemler,sebze meyve,ot mot işte. sabah kalkar kalkmaz gidip salatalık domates seviyorum, bi de konuşuyorum onlarla. allahım ben nasıl bi insana dönüştüm, benden anne olur mu diyodum ya olurr lann benden iyisini mi bulucak, öpsün de başına koysun. bebeğime organik sebze-meyve yediricem daha nolsun.

* geçen gün yaptığım salaklığı duyunca gülme nolur blog, bari bunu sen yapma üzülürüm. babamın ofise
gittim, benle ilgilenen yok, bende efeye o yanımda değilken hep bişiler yazarım, deftere böyle kelebekli, börtülü böcekli şeyler yapıştırırm falan.(0-6 yaş ) kimse beni sallamayınca çıkardım yazıyorum, ahh sevgilim sen olsaydın da kimse yerini tutmuyo da bilmem ne. buraya kadar bişi yok, babam işlerini bitirdi anladı ki ben patlıyorum hadi gidelim eve dedi. geldik, üstüne bi güzel uyku çektik, ertesi gün öğlen oldu,birr baktım defter yok...babamda o gün işe biraz geç gitti, bütün ofistekiler okuyup okuyup sıçmadılarsa bende ipek değilim blog. zaten ipek değil malsın dedğini duyar gibiyim, haklısın kanks napiim ?( bi kızla tanıştım parkta bana kanks diyo sürekli, çok renkli bi şahsiyet bi ara yazıcam şimdi yazardım da terim götümden çıkıyo yavrum yaa, barıştık ama dimii ? Kesmedi ipek devam et dersen yazarım bi ara, kavuşmamıza sevindim bayaa haa, özlemişim seni...yine yazıcam, öper koklarım seni.)

not: Bizim şu izleyici sayısı bi 287 oluyo , bi 286. nasıl gıcık oluyorum nasıl bi bilsenn. onu bi sabitlessen be
hacı ^^
( yazmaya başlamadan öce 286ydı, yine olmuş 287, biri dalga mı geçiyo ki ?)



28 Haziran 2010 Pazartesi

seviyorum



Bana ;


oksijen tüpüm, yara bandım, açık hava klimam, yaşam tarzım, tek dişi kalmış canavarım, yol haritam, sınırsız mesaj hakkım, rotam, yaşam pınarım, rapunzelim, ağrı kesicim, duş jelim, güzel sesli vuvuzelam diyen bi adamı seviyorum...evet evet çok seviyorum :)

18 Haziran 2010 Cuma

Kendimi efe sanırdım, meğer bildiğin kuzuymuşum!

Bu yazıyı kıçımdan ter akıta akıta yazıyorum, lütfen dikkatle okuyunuz. Yazının içeriğinde bulacaklarınız sizi sakın şaşırtmasın, meraklanmayın, ürkmeyin. "herkesin başına gelebilir böyle şeyler" diyerek geçiştirin. Lütfen gece rüyalarınıza girmesin, inanın bunu kaldıracak durumda değilim. Şimdi gelelim konumuza...

Öncelikle uzun zamandır yazamadığım için büyük bir "ÖZÜR" ile başayayım, ayriyetten mazeret de bildireyim : ipek blog'a el koydu, benim çok işlerim vardı, projeler vırtlar zırtlar, sular kesikti, elektirik yoktu, ipek internet faturasını yatırmayı unutmuş. ( şeç beğen al hanım )




Geçen gece ipeğe hafiften sarılacak oldum, "öff çok sıcak, yapışma" dedi. Bir anda yıkıldım! Hayatımın byük bir bölümünü paylaştığım hayat arkadaşım yanında beni istemiyordu! Oysa ben değilmiydim isilik olasıya kadar kışın soğuk günlerinde onu ısıtan, elleri üşüdü diye ellerine üfleyen, ayaklarına masaj yapan, şarkılar söyleyerek uyutan adam! Derin bir endişe sardı beni, ürperdim, sıkıldım, çok sıkıldım. o kadar sıkıldım ki balkona çıkıp bir sigara yaktım, sokaktan geçenlere küfür ettim. İpek uyandı bir süre sonra ne yapıyorsun sen, manyak mısın gir içeri dedi. "yok birşey canım sıkıldı, ona buna saldırıyorum" dedim. Yatağa döndük, o hemen uyudu, ben gözümü bile kırpmadım. Acaba sıkıldı mı benden, bıktı mı, nasıl bu hale geldik, yoksa sadece bencil mi, neden böyle yaptı ki gibi ve benzeri sorular sabaha kadar beynimi kurcaladı. Sizce neden yaptı bunu? neden? neden? neden? neden? neden?...

10 Haziran 2010 Perşembe

nikah masasına oturdun işte, inşallah kalkamazsın kazık girer götüne


herkesin bu yaz evleneceği tuttu. söze, nişana,düğüne nikaha gide gide bi hal olduk.daha da gidicez, henüz bitmediler. artı bizim bunlara gidebilmemiz demek paracıklarımızın suyunun çekmesi demek.ben öyle idareli bi kadın değilim arkadaş, onu şuna uyduriyim, o ayakkabıyı giyerim altına bişolmaz, şimdi boşuna masraf olmasın diyemiyorum.aslında demek isterdim ama beceremiyorum.elbisem yeniyse ayakkabımda çantam da,aksesuarım da, elbesinin içine giydiğim donum sütyenim de yeni olacak. şu obsesiflikle şu zavallı efe kulun nasıl hala bana katlanıyo şaşırmaktayım allaaam.



milletin otuna bokuna gitmekten biz nişanlanamadık, mayıs sonu yapıcaktık güya öyle aile arasında bi atraksiyon,nerdeee?? efe bana kolye aldı,pırlanta 0_0 taktım nişanlı hissediyorum kendimi.pırlanta mı pırlanta, taşı var mı var, haa parmağımda ha boynum da ne farkeder :) ben de ona saat aldım, ahaan da nişanlandık :) o değil de sık boğaz etmesin kimsecikler halledicez bu yaz. Her arayan ne zaman nişan diyo, yeter ulann yeter, biz takınca yüzüğü size nolucak, zaten aynı evde yaşıyoruz, yıllardır sevişiyoruz, efenin karısı gibiyim ne değişicek yani hayatımızda?? ülkemizde insanlar aynı evde yaşayıp her istediklerinde sevişmek için evlenmiyo mu? biz de eksik yok,rahat olsunlar, ne bu acele ben anlamadım? aynı evde yaşadığımızı duymayan kaldı mı bilmiyorum da germesinler beni. ben çok istiyorum evlenmeyi zaten de asi ruhluyumdur, soğutucak 3-5 salak ondan korkuyorum. evlen de evlen, zıkkımın dibi.benim de korkularım var belki, sorumluluk korkum en başında geliyo mesela...ben çok değil daha 2 hafta önce en yakın arkadaşımızın nikahını kaçırttırdım efeye,kendime de tabii. üstelik şahitti efe, allahım çok utanıyorum. nikah bursadaydı, ben kuaförden geç geldim, yolda kaza vardı,hava yağmurluydu geciktik işte. gel de evlen de şimdi bana. ben böyle değildim aslında yaa, yazınca anladım kızdım bak kendime. ne metodsuz düzensiz bi kadın oldum çıktım, efeyi geçtim şimdi o kıçımı topluyo :)



Bloğa uzun zamandır bişi yazmıyorum ya, hepsi bu rahatlıktan. ama bugun soz verdım kendıme artık duzenlı olarak yazıcam, uzak kaldım, üzüldüm ! o değil de çeyrek altın 108 L. olmuş. 5 tane almamız gerektiğini düşününce, jet hızıyla evlen, gelen altınları dağıt ipek diyorum ama sonra da düşünüyorum da millette benim rahatlığımın 1000 de 1'i varsa eğer kimse kıçını kaldırıp jet nikaha gelmez,altınlar gelmez,biz oldu bittiye getirmiş, evlenmiş ve avucumuzu yalamış oluruz. yok yok sabır :)


paragöz ipek kamboçyadan bildirdi.
öpüldünüz

22 Mayıs 2010 Cumartesi

killing me softly with his song



bahar sıkıntısı desem değil, öyle olsa geçmiş olması gerekirdi, bu böyle bi sabırsızlık, bi hemen herşeyden bıkma, kabında duramama, uzun süre bi yerde kalamama,daralma, bunalma hali. anlamadım ki neden böyle oldum.bi hafta içinde 8 tane kitaba başlayıp,hepsinden ortalama 20 sayfa okuyup başucuma koymuşum,normal bi durum mu? tabii ki hayır,ben önceden 4-5 kitabı başucumda tutardım tamam da, okuyodum yahuu ben hepsini. kitaplarla şiddetli geçimsizlik var bu ara aramızda, ayrılıkla sonuçlanmadan düzelmesini umuyorum. müzik de dinleyemiyorum ben bu ara. (depresyondaymışım da şimdi haberim oldu ya ! yazmak iyi bişi değil bazen, bak anladım boka sardığımı ) bi şarkıyı sonuna kadar dinleyemiyorum, üşenmiyorum gidiyorum değiştiriyorum, işte bunu istiyorum dinliyim bari diyorum yok yine olmuyo. bulaşık yıkarken ellerim köpük köpük gidiyorum, off sıkıldım sus bi diyorum, sanki 2 dakika önce açan ben değilmişim gibi.milyon tane okuduğum blog var benim, çok keyif alarak okuyorum hemde. ama şimdi sadece başlıklarına ve fotograflara bakıyorum, içim sıkılıyo,sabrım gelmiyo okumaya...az önce de kendime söz verdim, bilgisayar 2 saat 45 dakika kapalı kalıcak diye, sözümü tutamayacağımı bildiğimden yemin ettim. nafile, pek bi etkisi olmadı, yeminimi ve sözümü tutmuş olsam bilgisayarın açılmasına 2 saat vardı daha. yemin ettim ya, çarpılır mıyım diye annemi aradım, özür dilerim allahım bi daha boşuna gereksiz yemin etmicem de aç bişolmaz dedi. yaptım, pişmanım... acaba faiziyle birlikte 3 saat kapalı tutsam allah beni affeder mi ? Benim bu sıkıntılarım geçer mi, herşey normale döner mi?

http://fizy.com/#s/1032in

( dinleyin hadi, sonuna kadar :)














16 Mayıs 2010 Pazar

boş bakkal taşak tartar ( başlık efeye ait )



bu aralar şaşkınlığım üstümde. aslında ben normalde de öyleyim, az çok biliyosunuz artık beni ama bu sefer başka. yeni lens aldım ve solüsyon.benim lens kaplarını atmamak gibi salak bi huyum var, boşlar durur öyle çekmecede. yeni bi lens açtığımda da eskisini hemen atmam, yeni olanın teki kaybolur bişi olur onu kullanırım diye.neyse yeni lensi taktım okula gittim,geldim eve çıkardım.ertesi gün oldu yine çıkıcaz,lensi takmak için ayna karşısına geçtim ve 5 dakika kalakaldım. e bunların hangisi yeniydi? aynı lens kabı ve yanyana duruyo.ben dün ne yediğimi unutan bi insanım ne bilicem soldaki mi sağdaki mi? ya şundadır ya bunda yaptım taktım çıktım, bütün gün battı gözüme, eve geldim diğerini taktım o da battı. ben de batsın bu dünya dedim, delirdim ve ikisini de çöpe attım, rahatladım.


bacaklarıma, kıçıma başıma yağları sürmeye devam ediyorum. fayda ediyo mu bilmiyorum da sürdükten sonra dayak yemiş gibi oluyorum, kabak lifi kesemle önce bastıra bastıra masaj yapıyorum (başka biri onun onda biri bastırsa basbas bağırırım ama dayanıyoruz napalım, acıların çocuğu ipek ! ) sonra da o yağları sürüyorum. benim vucudum en ufak bıseye kızarır çok hassas, o kadar işkenceye üstümden tır geçmiş gibi oluyo, annem görse efenin beni boş vakitlerinde dövdüğünü ya da sapık olduğunu, sevişirken beni parçaladığını falan düşünebilir.


şaşkınlığım üstümde diyorum kimse inanmıyo, dün de naaptım? allahım utanıyorum kendimden. benim gökhan diye 2 arkadaşım var, ikisi de aynı anda askere gitti. birini çok severim, birine sinir olurum, dedikoducu mendeburun tekidir. bunlar iletilerine şafak 74, malatya, ne kola ne fanta sadece yedigün falan yazıyolar. e aynı anda gittiler şafakta aynı malum. adları da gökhan yazıyo, hani öyle süslü püslü gÖkhaaann yazmalar falan yok. ben salak karıştır bunları, 1 saat o mendeburla konuş, moral ver,efeyi çekiştir, eskişehirde dedikodusunu yapmadığın adam bırakma. o anladı, o domuz kesin anladı ama bilerek yaptı. ne fena yaa, ayy çok utanıyorum. efeye anlatmamıştım, burdan okusun bari. hayy çeneme sıçıyım ben yaa, bak gerildim !


efe bana japonyaya git ipek gelme bi daha dedi ya geçenlerde, demek baktı ki benim gideceğim yok, ben dırdır yaparken ipek bak yatağın altındaki kara delikte kaybolucam görüceksin dedi. çok güldüm önce sonra da üzüldüm yahu, adam deliklerde kaybolmak istiyo, durum vahim. geçen up in the air'i izlerken damat düğün günü ben vazgeçtim diyip içerde kitap okuyodu ya rahat rahat, bi an efenin geleceğini gördüm sanki :)



geçen gece rüyamda serkan altunorakla sevişicekmişiz. yani aslında tam da sevişicez sayılmaz çünkü daha öpüşmeden ben bok ettim herşeyi. ne salağım allahım. bu tam böyle romantik romantik eğildi öpsün diye, haaayıırrrrrr sen gaysin ben gazetede öyle okumuştum dedim. adam gayse bile o an gayliğini bi kenara koymuş, ne malımm allahım. öpüş, koklaş, taş gibi adam dimi ama. hep sorgula hep mantık ara, ayy salak ipek. ( efecim bi tanecik sevgilim anlatamadım kızarsın diye ama rüya napiim ? benim elimde olan bişi değil, olsa serkanı değil de george clooney'i görürdüm ^^ )



msn de bi arkadaşım iletisine masa da masaymış ha ! yazmış. bende aaaa masa mı aldınız hayırlı olsun dedim, ipekcim edip canseverin şiiri o dedi :) şiir kültürüm yok napiiimm, kim olsa öyle anlar bi kere, yazıyolar abuksubuk iletiler sonra biz burda komik duruma düşüyoruz. tööbe töööbeee.



efeye bi şarkı dinleticem sana şahane dedim, açtım güya dinliyo bu ama aklı başka yerde. sinir oldum bende, dedim ki bak efe seni bloga rezil ederim,efenin cinsel tercihleri değişti,o artık gay oldu adı da efe değil ece artık derim dedim. sonra da şok oldum, bi şarkı için bunu yapıyosam aldatsa falan neler yaparım acaba? kendimden korktum

sevdiceklerimiz