30 Aralık 2010 Perşembe

kuafördeyim başlık bulamadım

Ne güzel yazardım ben önceden artık daha çok yazıcam söz veriyorum diye başlamıcam blog,yazamıyorum çünkü,zaten söz verdiğim şeyleri yapamama sorunum hayatımın her alanında devam ediyo.öyle efeyle hayat güzel bilmem ne diyip kaçmakla olmuyo,adam gibi yazıyosan yaz yazmıyosan kapat gitsin ulann dediğinizi duyar gibiyim,haklısınız.hayat aynı hızla devam ediyo
aslında...yine çok komik şeyler oluyo,yine arada kıskançlık krizlerine giriyoruz, yine arada kavga edip barışıp,sevişiyoruz ama gel gör ki yazamıyorum.birinin gözü kaldı kesin,gözü çıkasıca...Şimdi de kuafördeyim.bi sıra bi kuyruk,herkesin yolunası gelmiş,2011'e kılsız tüysüz girelim de bütün yıl öyle geçsin diye düşündü bu kocakarılar kesin.öyle düşünmekle olmuyo canlarım,gidin lazer yaptırın,huzura erin...benim öyle bi sorunum yok şimdilik, olsada bu sıra beklenmez zaten,çoktaaaan vazgeçmiştim ben...tek derdim şu hayvani saçlarımı biraz
sakinleştirmek,fön çektirmek ...2 gündür geberik halde yatıyodum,bi kus bi kus içim dışıma çıktı. biraz ayaklandım,moralim düzelsin dedim, geldim...üşüttüm mü noldu bilemiyorum ki,efe ıspanak pişirmişti onu yedim yamuldum, benden sıkıldı da fare zehirimi koydu içine
naaptı bilemiyorum,ona bişi olmadı ben kustum durdum.öyle bişi yaptıysa da ne domuz olduğumu,kolay kolay ölmeyeceğimi gördü :) bi ara banyoda gidiyorum artık ben diye düşünmedim değil gerçi,hamilelere acıdım bi de kusarken zor işler bee.içindeki velet tepişiyo diye sen kus dur,neyse allahın hikmetleri işte,sual olmaz :) haa bi de ne dicem,ıspanak kusmak çok iğrenç bişiymiş yaa,ben ilk kustuğumda o ıspanakları gördüm ya yeşil yeşil, sonraki
kusmalarım o anı aklıma getirdiğim içindi :)Mideniz bulandı dimi,efeye anlattım adam da tık yok,haa olabilir kemküm falan dedi,ben hasta olunca mala bağlıyo adam,ortada
kalıcak gibi hissediyo sanki,böyle bi mahsunlaşıyo,sesi kıçına kaçıyo...yazık lann :)
kuaförden konu nasıl ıspanağa geldi bilemiyorum da pot kırdım az önce,birinin işten atılmasına sebep olucam sanki.sevgi nerde,işten ayrıldı mı yoksa dedim,işten ayrılıcakmıydı ki dedi patronu,ee sevgilisinin salonuna geçicekti ya öyle demişti dedim. adamm cin çarpmış gibi
oldu,demek öyle dedi...ne zaman pot kırsam daha da sıçıyorum ,ben yanlış anlamışımdır, belki o buraya gelicektir dedim.o ne demek dedi, o çocuk belki kendi dükkanını kapatıp dedim :) adam yorum dahi yapmadı, birazdan föne alıcam sizi dedi. yaşım kaç oldu,hala pot kırıyorum ya,zaten çocukken de annem korkarmış ben konuşacağım zaman,ne çamlar deviricem diye...yılbaşı
dilekleri bilmem ne yazıcaktım da fön sıram geldi,bi dahaki sefere artık.öperim çok, bi o kadar da severim...
ipek böcüünüz

19 Kasım 2010 Cuma


eFeyle hayat öyle güzel ki ...

6 Eylül 2010 Pazartesi

intéressant


Bu aralar yine pek huysuzum blogcanım.eylülü severim halbuki ama mızmızlık yapıyorum ota boka.efe aynı gün içinde amann ipek ne ilginç bi insansın sen ya dedi. bol miktarda olunca bu ilginçsinler,durdum düşündüm. öyle miyim hakikaten ?


mesela ;


* Çöllere düşşem,susuzluktan ölsem gebersem de sürahiden su içemem. O su bana hep pis, bayaa önceden kalmış,içinde bişiler yüzmüş hissi verir.gözümün önünde damacanadan,o anda da koyulsa içemem. bu seferde sürahi pis gibi gelir. evet sanırım derdim sürahiyle.ilginç...


* Su demişken, kışın soğuklar iyice bastırdığında sipariş verdiğimiz bi sürü litrelik suyu gelir gelmez açıp koca bi bardak buzzz gibi suyu afiyetle içiyorum aksatmadan ve işin garip yani boğazımın, şişicem bak devam edersen der gibi tepki vermesinden garip bi zevk alıyorum.ilginç...


* Kedilerden it gibi korkuyorum, bu yaşıma geldim hala dışarda yemek yerken insanların yediklerini burunlarından getiriyorum.ne doyduklarını anlıyo zavallılar,ne sohbet edebiliyolar,ne de yemeğin keyfini çıkarıyolar. varsa yoksa ben ve ayy yine geldi,ayy tabağıma atlıcak,ayy ayağımın altından geçiyo,kusarım şuraya gittsiiinn diye bağırmalarım,abartıp ağlamalarım...ilginç...


* telefonumun sesi hep kapalıdır, beni arayıp da 1 kere de bulan kurban keser. ama ne hikmetse,40 yılda bir açtığım günler hep açık unuturum ve efe çok iyi bilir ki sinemada,tiyatroda,sınavlarda hep rezil olurum.çantamın içinden bi türlü çıkmak bilmez o telefon daha da rezil olurum. çalar,çalar,çalar...ilginç...


* yumurta yiyemem,karşımda birisi özellikle beyazını ısırarak yerse kusarım. yemin ederim yaparım bunu.ilginç...


* otellerdeki havlulardan midem bulanır,yatakta yatarım bişolmaz,küveti doldurur köpüp köpük keyif yaparım bişolmaz,her bokunu babamın malı gibi kullanırım bişolmaz ama havlular ahh o havlular.hep gözümün önünde hep şu sahne,şişman,kıllı,göbekli bi adam duştan yeni çıkmış ve apış arasını güzel kuruluyo o havluyla. adam duştan çıkmış naapsın demeyin, biliyorum ama dayanamıyorum işte. ilginç...


* ben uyandıktan sonra evde kim varsa uyansınlar istiyorum. bakıyorum uyanmıyolar,icabına ben bakıyorum,kahvaltı hazırlama bahanesiyle dolapların kapaklarını hızla çarpıyorum,telefonlarını gizliden çaldırıyorum,müzik açıyorum son ses...daha bi sürü şey.ama eğer ben uyuyoken birisi çıt çıkarırsa da o çarptığım dolapların kapaklarının arasına kafalarını koyup koyup çarpasım geliyo. ( nasıl bi cümledir bu ama itiraf edin hayal ettiniz) ilginç...


* Rüya içinde rüya görüyorum sürekli.hatta bazen ilginci rüyamda,bi önceki rüyamı başkasına anlatıyorum ve yorumlamasını istiyorum. inceptiona sevgiler :)


* oje konusunda da pek ilgincim.mesela o gün siyah oje sürdüm ve okulda birinin parmağında kırmızı oje gördüm diyelim ya da bi filmde bi fotografta. anında benimkinden kurtulup hemen o renkten sürmek istiyorum.benim sürdüğüm renk hep kötü geliyo, bazen en iyisi oje sürmemek diyorum,dayanamıyorum. ilginç...


* otobuse,metroya,tranvaya,vapura son anda yetişicek olsam ve koşmam gerekse, koşmuyorum,adımlarımı hızlandırıyorum ama asla koşmuyorum. derse çok geç kalmışlığım,buluşmaları kaçırdığım vardır bu yuzden ama bu konuda takıntılıyım,sanki bu küçük düşmek gözümde. ilginç...


* son bişi, bloga 4-5 gün içinde 2 kez yazdım.şaşılacak bi durum benim gibi bi uyuşuk için. ilginç...

1 Eylül 2010 Çarşamba

lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyoo


Efeye blogumuza bişiler yazarmısın sevgilimm dedim tüm sevimliliğimle, adam ilk defa hiç mıymıy yapmadan oluurrr dedi, oturdu bilgisayar başına, full konsatre yazıyodu tıkır tıkır...ben sus pus oturuyorum ki hevesi kaçmasın, malum bu anı pek yakalayamıyoruz. siz ve ben :) Neyse ki içine sıçıcak biri çıktı çok geçmeden, aradı efeyi ve acilen çağırdı...yaa bu nasıl kaderdir arkadaşım, adam yazmaz yazmaz, tam içini dökecekken yapılır mı bu ???


bakalım sevdicek neler yazmış, şimdilik bunla idare edelim belki sonra devamını yazar...


( adamın değere ,kıymete bak sen yaa, yazdığı 2 satır yazıyı bile yayınlıyorum. görende dünyaca ünlü yazar efe efendi bişi lutfetti, bi fikir beyan etti bişi yazdı sanıcak. Gıcık oldum bak şimdi ! aslında onun suçu yok ama eski yazmadığı günler geldi aklıma, cool bok ! )



gece o da uyuyamamış, sabah da zaten karga bokunu yemeden aradı. "efeeeeee çoheyçanlıyım efeeeğğğğğ" diye! o an bir duraksadım aslında, her sabah böyle mi uyanacağım evlenince acaba diye! ufaktan bir tırstım, sonra "çok tatlı ama lan" dedim geçti. velhasıl, ben de çoheyçanlıyım ipeküm dedim. "iyyyyihihiiihihih" gibi bir sevinç çığlığı duydum sanki o an tam çıkartamadım şimdi. "nerede o elbisesini kendi alan cool kadın" diye içimden geçirdim bir an. ahh ahh!




Nişanla ilgili yazıyomuşş, kıyamammm :) o değil de bişi sorucam , iyi bişi mi demiş yazdıkların da, böyle daha nişanlanmadan bi bıkkınlık bunalma mı söz konusu? Tatlı demiş, böyle mi uyanıcam demiş, nerde o cool kadın demiş, ayy bu efe ne demiş ????

3 Ağustos 2010 Salı

27 Temmuz 2010 Salı

tam da böyle olmalı, insan beyaz elbise giymek istiyor diye nişanlanmalı :)

insan teni bronz diye ve o tende beyaz mini elbise güzel durur diye 5 gün içinde bi ton insanı ayaklandırıp, milleti yazlığından ordan burdan getirtip nişanlanmak isteyebiliyomuş ben bunu gördüm :)




şimdi bizi biliyosunuz kuzucuklar bizde böyle bi uyuşuk haller, amann kaçmıyoruz ya takarız yüzüğü demeler,cool cool davranmalar... bi bok sanıyoduk kendimizi. iç sesim geçen gün dedi ki hoppp ipek kendine gel dostum ! bak etrafına millet evli barklı, herkes takmış kaFan kadar tektaşı, gözüne gözüne sokuyolar bi de ışıl ışıl. senin neyin eksik uleyynn??? Düşündüm taşındım tek eksiğim elbisem. kimseye bişi söylemedim, 345667433 derece sıcakta atladım gittim alsancağa. girip çıkmadığım mağaza, denemediğim elbise kalmadı. Bi tezgahtar kız bu biraz iddialı düğün de falan mı giyiceksiniz dedi, hayır nişanımda dedim. o an yandaki kabinde bi kızla annesi de bişiler deniyodu, o an o anne-kız ve tezgahtar kız bana beslemeymişim gibi baktılar. ne var ulan ne var ? ayy nasıl ezdiler beni,alışmışlar tabii damat,her boku bilen annesi,kızın üzgün ve süzgün annesi,kızın anne yarısı teyzesi, evde kalmış kuzeni,damadın çok bilmiş ablası işte 7 sülalesi gelsin 2 parça bişi almaya. ben yalnızım,deniyorum ve çok mutluyum ne bakıyosunuz ya dememek için zor tuttum kendimi ama sanırım bakışlarımdan anladılar :) Bakışlarımdan her boku anlatabilirm, acıktım,susadım,çişim geldi,yoruldum,sevişmek istiyorum bunlardan bazıları :) neyse işte aldım elbiseyi çıktım, gittim oturdum reyhan'a aradım efeyi, nişanlanalım mı haftasonu dedim, oluuuurr dedi. sanki migrosa gidelim mi diyorum, tepkiye bak, ayuu :)




Eve geldim ev ahalisi yemek yerken h.sonu nişanlanalım diyoruz dedim, elbisede aldım, efe de biliyo iyi olur diğğ mi dedim en sevimli halimle. ortam buzzz!!! bırrrr... babam bayılır zaten ipek kafasına göre iş yapmaya dedi, annem pess yani dedi, kardeşim hönkürerek güldü, bende mal mal sırayla herkesin yüzüne baktım, gözlerim doldu, sinirden güldüm, sevinçten ağladım. boka sardım ama kararımdan vazgeçmedim :) Ben bunu bilir bunu söylerim beyaz elbise bronz tene giyilmeli :) Ben niye normal bi insan değilim,neden böyleyim yahu ? bileni nişana davet edicem :)))



Çok işim var çok, ipek öper sizi gider hadi...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

çikolatalı muffinim, ballı sütüm, elmalı tartım, bi tanecik blogum O_O



SEVGİLİ BLOG
Biliyorum ben çok terbiyesiz, vefasız, insanlıktan nasibini almamış bi insanım. kışın sana içimi döktüm, her türlü kahrımı, nazımı, kaprisimi, şımarıklığımı çektin.Bu seni kullandığım anlamına gelmesin nolur iyiliğinin farkındayım, bu da iyi bişiy ama yazamadım işte uzun zamandır. aslında yazmadıysam ilgilenmedim sanma, hergün baktım neler olup bitiyo diye ama yazmak gelmedi içimden. sana da oluyodur arada. anlarsın dimi beni ? anlarsın anlarsın...^^ Hadi dertleşelim kadın kadına da barışalım, en iyi dostum sensin bebeğim :)
blogkalpipek :)

hemen başlıyorum neler oluyo bitiyo hayatımda/ hayatımızda...

* ben izmirdeyim, efe balıkesirde...izmir bok gibi cancaazım, bi sıcak bi sıcak sorma. bu insanlar yazın neyini sever anlayamadım bu yaz da. çok düşündüm her yaz yaptığım gibi, tek iyi bişi bulamadım.Çöl anasını satıım çöööl. sıcakların taaa a.q.

* izmire geleli gece 12' de uyur, 7:30' da uyanır oldum, içimdeki ebru şallı ortaya çıktı memlekete gelince. yediğine içtiğine dikkat etmeler, spor yapmalar gırla...hey yavrum heyy...ulan 2 kaşık nutella yiyorum diye bi ağlamadığım kalıyo, ceza veriyorum kendime 3.kata kadar 20 kez in çık. hala fit değilim o ayrı, bikini giyince ayvam yerinde maaşaaallh. ayakta sorun yok, bende oturmamaya gayret ediyorum, ya da direk yatıyorum malak gibi.

* ben kabak lifi kesesi almıştım ya hani blogcan, dostum o mucizeymiş yaa. yediklerim içtiklerim mi, o sürdüğüm bok kokulu yağlar mı, spor mu ne tesir etti bilemicem de şahaneyim walla. bikini giydikten sonra ayna karşısında geçirdiğim zamanı güneşlenmek için geçirseydim eda taşpınar gibi zombi olabilirdim.yok yok iyi yapmışım o ne be öyle, götümün ikoncanı.

*herkes DIY yapıyo ya hani, bende bu yaz boş durmiim, bişiler kesiyim biçiyim dedim. elimi neye attıysam bok ettim be blog. kayık yaka tshirt yapıım dedim memelerim çıktı ortaya resmen fazla kesmişim, saç bandı yaptım kafamın yarısında kaldı kurdela diktim uzasın diye dikememişim yolda önüme düştü, eskimiş bi kotom vardı kesip şort yapıım dedim, tanga oldu. anladım ki yetenek namına bişi yok bende. ben nasıl kadınım blog? benden anne olur mu sence ?

*bizim bahçeye bişiler dikmiş annemler,sebze meyve,ot mot işte. sabah kalkar kalkmaz gidip salatalık domates seviyorum, bi de konuşuyorum onlarla. allahım ben nasıl bi insana dönüştüm, benden anne olur mu diyodum ya olurr lann benden iyisini mi bulucak, öpsün de başına koysun. bebeğime organik sebze-meyve yediricem daha nolsun.

* geçen gün yaptığım salaklığı duyunca gülme nolur blog, bari bunu sen yapma üzülürüm. babamın ofise
gittim, benle ilgilenen yok, bende efeye o yanımda değilken hep bişiler yazarım, deftere böyle kelebekli, börtülü böcekli şeyler yapıştırırm falan.(0-6 yaş ) kimse beni sallamayınca çıkardım yazıyorum, ahh sevgilim sen olsaydın da kimse yerini tutmuyo da bilmem ne. buraya kadar bişi yok, babam işlerini bitirdi anladı ki ben patlıyorum hadi gidelim eve dedi. geldik, üstüne bi güzel uyku çektik, ertesi gün öğlen oldu,birr baktım defter yok...babamda o gün işe biraz geç gitti, bütün ofistekiler okuyup okuyup sıçmadılarsa bende ipek değilim blog. zaten ipek değil malsın dedğini duyar gibiyim, haklısın kanks napiim ?( bi kızla tanıştım parkta bana kanks diyo sürekli, çok renkli bi şahsiyet bi ara yazıcam şimdi yazardım da terim götümden çıkıyo yavrum yaa, barıştık ama dimii ? Kesmedi ipek devam et dersen yazarım bi ara, kavuşmamıza sevindim bayaa haa, özlemişim seni...yine yazıcam, öper koklarım seni.)

not: Bizim şu izleyici sayısı bi 287 oluyo , bi 286. nasıl gıcık oluyorum nasıl bi bilsenn. onu bi sabitlessen be
hacı ^^
( yazmaya başlamadan öce 286ydı, yine olmuş 287, biri dalga mı geçiyo ki ?)



sevdiceklerimiz